Yazarlar - Doç. Dr. M. Levent YILMAZ  05/01/2022     176 GÜN ÖNCE

Yılın ilk iş gününde TÜİK 2021 yılı Aralık ayına ilişkin enflasyon rakamlarını açıkladı. Böylelikle 2021 yılının tamamı için enflasyon rakamını da görmüş olduk. TÜİK’in hesaplamalarına göre 2021 yılı Aralık ayında TÜFE bir önceki aya göre %13,58 ve bir önceki yılın aynı ayına göre %36,08 artış göstermiş oldu. 

 

Üretici fiyatları tarafındaki artışlar ise daha dikkat çekici. TÜİK verilerine göre Yİ-ÜFE, Aralık ayında bir önceki aya göre %19,08 ve bir önceki yılın aynı ayına göre %79,89 artış göstermiş durumda. 

 

TÜFE tarafında bir önceki yılın aynı ayına göre en çok artış gösteren ana gruplar sırasıyla şöyle; %53,66 ile ulaştırma, %43,80 ile gıda ve alkolsüz içecekler ve %40,95 ile ev eşyası. 

 

Tahmin edebileceğiniz gibi ulaştırma ana grubundaki artışın temel nedeni enerji fiyatlarında bir süreden bu yana devam eden yukarı yönlü hareket. Gıda ve alkolsüz içeceklerdeki artışlar ise pandemi döneminin başından bu yana devam ediyor. Hem pandemi dönemine has koşullar hem de yaşanan kuraklık 2021 yılı boyunca gıda fiyatlarını yukarı itti. Buna tarım ürünlerinin belirli girdilerinin döviz cinsinden fiyatlanıyor olması da etki etti. Özellikle gübre ve mazottaki fiyat artışları ana etkenlerin başında geldi. Bu durumu Yİ-ÜFE’de gözlemliyoruz. 

 

Üretici fiyatları tarafına baktığımızda; enerji grubundaki artışların oldukça yüksek seviyelerde olduğunu görüyoruz. Burada kok ve rafine petrol ürünlerinin %161,88 ve ham petrol ile doğal gaz grubunun %138,51 arttığını görüyoruz. Onları %130,91 ile sanayinin ana girdilerinden olan ana metaller takip ediyor. Elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektöründeki fiyat artışları yıllık %117,14 seviyesinde.

 

TÜFE ve Yİ-ÜFE’deki gelişmeler iki endeks arasındaki farkın 43,81 puana kadar yükselmesine neden oldu. Bu da demek oluyor ki üretici fiyatlarından tüketici fiyatlarına geçişkenlik 2022 yılında güçlenerek devam edecek. 

 

 

Yukarıdaki grafikte de görüldüğü üzere COVID19 pandemisinin etkisi ile beraber ağırlıklı olarak maliyet kanalından gelen şoklarla karşı karşıyayız. Hali hazırda 31 Aralık gecesi yapılan elektrik ve doğalgaz zamlarını da göz önünde bulundurursak 2022’de de maliyet kanalından gelecek baskının etkisi altında kalacağımızı öngörebiliriz. 

 

Öte yandan asgari ücrete yapılan %50’lik zam ile memurlara ve memur emeklilerine verilen toplu sözleşme dışındaki ilave zamları da göz önüne alırsak talep kanalından da belirli ölçüde baskı geleceğini göz önünde bulundurmalıyız. Tabi FED’in Dolar Endeksi’ni yukarı itecek politikalarını da unutmayalım. Bu bakımdan ekonomi yönetiminin son dönemde enflasyonla mücadeleye ilişkin verdiği mesajların kararlı bir şekilde hayata geçirilmesi büyük önem arz ediyor.