• YARIM ALTIN
    3.778,00
    % 0,08
  • AMERIKAN DOLARI
    18,8352
    % 0,03
  • € EURO
    20,2227
    % 0,04
  • £ POUND
    22,6607
    % 0,03
  • ¥ YUAN
    2,7755
    % 0,12
  • РУБ RUBLE
    0,2654
    % 0,54
  • BITCOIN/TL
    434144,219
    % 0,93
  • BIST 100
    4.766,12
    % -3,33

AK mı KARA mı?

AK mı KARA mı?

Blokzincir ve üzerindeki ağlarda oluşturulan kripto paralar ile ilgili olarak ülkemizde birçok bilgi kirliliği mevcut. İnsanımız okumak öğrenmek yerine, kulaktan dolma bilgiler ile bir şeyin iyi veya kötü olduğunu sezinleme yoluna giderek, kanıya varmakta. En bilinen “coin” olduğundan dolayı, “Bitcoin” de bundan nasibini alarak, adı “kara para aklama”, “dolandırıcılık” ve “vergi kaçırma faaliyetlerine” karışmakta.

Başlarda bu tür söylemleri, devletlerin kripto paralar üzerindeki kontrol güçlerinin zayıflığından dolayı ortaya attıkları ilk etap argümanlar olarak görsek de, halkın belleklerinde yer eden bu algının, gayet yenilikçi teknolojileri içinde barındıran, kripto para eko sistemine son derece zarar verdiğini gözlemlemekteyiz. Halbuki devlet tarafından yasaklanmış olan yukarıdaki faaliyetlerin tümü insanlık tarihinde “bitcoin” veya kripto paralar çıkmadan öncede vardı.

Hatta kara para aklama işinde, ülkeler içerisinde yasal mevzuatlar çerçevesinde hizmet veren bankaların ve itibari para birimlerinin yoğun olarak kullanıldığını görmekteyiz. Ingiltere merkezli dünyaca ünlü bir bankanın, Meksika’ daki uyuşturucu kartellerinin paralarını aklamasından dolayı, ABD ye 1,9 milyar dolarlık ceza ödediği tarihe kaydedilmiş gerçeklerdendir. Hatta bu işlerin sonunda hayret verici bir şekilde tek bir sorumlunun bile hapse atılmadığı bilinmektedir.

Geçmişten günümüze kara paraya konu olan emtianın adı bazen, dolar, bazen petrol, bazen altın, elmas, pırlanta gibi değerli madenler olmuştur. Ama hiçbir neden bu emtiaları bu sebepten dolayı iyi veya kötü yapmamıştır. Dikkat çekilmesi gereken nokta, burada kötü olanın  “fiiliyat” olduğudur. Kullanılan “emtia” değildir.

Kripto paraları ve en bilinen “bitcoin” i de bu bağlamda değerlendirmek gerekmektedir. Öte yandan “GRI PARA” diye tanımlayabileceğimiz, yasal bir kazancın vergisinin verilmemesinden dolayı elde edinilen kazanım konusunda, her itibari para biriminin olduğu gibi, “bitcoin” de benzer yeteneğe sahiptir.

Kripto paralara yönelik toplumda az bilinen başka bir gerçek ise; özellikle “bitcoin” in piyasaya çıktığı tarih olan 2009 dan bu yana, kullanıldığı (transfer edildiği) her anda, kaydının blok zincir (blockchain) üzerinde hatasız ve değiştirilemez bir şekilde tutuluyor olduğudur. Ayrıca bu kripto paraların, hangi “kripto cüzdan” dan çıktığı veya nereye (borsa veya başka kripto cüzdana) transfer edildiği, cüzdan numaraları ile kayıt altına alınmaktadır.

Bunların sahiplikleri sayısal bir rumuz şeklinde görünse de, dünyanın önde gelen borsaları, KYC (know your clients) bilgilerini, borsa üyeliği esnasında müşterilerden temin etmekte, hatta kimliklerindeki fotoğrafları, kimlik belgesi ile aynı anda yüzleri açık olarak görülecek bir şekilde özçekim (selfie) vasıtası ile, karşılaştırmaktadır. Yani bir anlamda ihtiyaç halinde bu bilgileri kolluk kuvvetleri ile paylaşacak alt yapıyı oluşturmaktadır.

Birçok finansal ve yenilikçi fonksiyonunu göz ardı ederek, kripto paraları bu dar bakış açısı ile değerlendirmek, hem altında yatan blok zincir (blockchain) teknolojisine hem de bu paraların yaratılması için kullanılan “kriptoloji” bilimine bilmeden yapılan bir saygısızlıktır.

Dünya üzerinde yaklaşık 3 milyar insan, çeşitli sebeplerden ötürü bankacılık hizmetlerini kullanamamaktadır. Bu kişiler, para göndermek ve almak dahil, bankacılığın hiçbir faaliyetinden faydalanmamaktadır. Kripto paralar tam da bu noktada, bu kayıt dışı kitleyi otomatik olarak kendi eko sistemlerinin içerisine alabilecek bir alternatif olarak kendini göstermektedir.

Bilindiği üzere, evlerinden uzakta, farklı zaman dilimi barındıran coğrafyalarda çalışarak ailelerine bakmakla yükümlü olan insanlar, kazandıkları paraları ailelerine gönderebilmek amacıyla aracı kurumlar kullanmaktalar. Dünya üzerinde bu aracı kurumlara ödenen para yıllık 650 milyar doları bulmaktadır. Komisyon ödemelerinin yanı sıra, acil para transferi ihtiyaçlarında bu insanlar, en iyi ihtimalle 3-5 iş günü beklemek zorundalar. Kripto paralar ve block zincir teknolojisi, özellikle para transferlerinde aracı ve merkeziyetçi kurumları ortadan kaldırarak, ödenen bu komisyonları  sıfıra yakın bir hale getirmeyi başarmakta ve saniyeler içerisinde bir noktadan diğer bir noktaya para transferi yapabilmektedirler.

Tek başına “bitcoin” sistemi, yani ilk yaratılan kripto para, yukarıda belirtilen konulara çözüm olabiliyorsa, adını sıkça duyduğumuz, “Ethereum”, “Litecoin”, “Ripple”…vb gibi “alt coin” ler blok zincir (blokchain) üzerinde ne gibi amaçlar ile yaratılıyorlar ve hangi dertlere derman oluyorlar ?  Bu konuyu ve “fintech” olarak adlandırılan, finansal teknolojinin başını çeken birçok konuyu ilerleyen yazı dizilerimde Sizlerle paylaşıyor olacağım.

Özellikle “Fintech” terimi ve içerdiği konular, bir adım sonrasında tüm toplumu saracak ve bizi gelişmiş ülkeler ile entegre edecek özellik taşımaktadır. Şahsi inancım bu konular hakkında ne kadar hızlı bilgilenir isek, toplum olarak entegrasyon ve geçiş sürecini o kadar rahat yaşıyor olacağımızdır.