• YARIM ALTIN
    3.770,00
    % -0,03
  • AMERIKAN DOLARI
    18,8398
    % 0,05
  • € EURO
    20,2118
    % -0,05
  • £ POUND
    22,6664
    % 0,01
  • ¥ YUAN
    2,7730
    % 0,03
  • РУБ RUBLE
    0,2635
    % -0,17
  • BITCOIN/TL
    433382,542
    % 0,59
  • BIST 100
    4.930,18
    % -1,35

“Çok şey söyledi ama aslında hiçbir şey söylemedi”

“Çok şey söyledi ama aslında hiçbir şey söylemedi”

Eray Altıntaş

Lagarde’nin dün gerçekleştirdiği açıklamalarda, aslında kocaman bir hamlesizlik gördük.

Yine Avrupa’nın ademi merkezi yapısına dönmek istiyorum, burada değinmek istediğim nokta yönetim yapısı değil; maliye politikası erk’inin her bir üye ülkenin elinde olması.

Bu durumda Avrupa’nın farklı ülkelerinde aynı şekilde satın alma gücünün de bariz şekilde değiştiğini görebilirsiniz. Bir yerde 400 Euro bandında olan Asgari ücretler, bazı ülkelerde 250 Euro ya da 1400 -1500 aralığında. Satın Alma Gücü farklılıkları da karmaşayı beraberinde getiriyor.

Her siyasi erk içeride, demokrasi gereklilikleri dahilinde belli güvercin propoganda ile hareket ediyor ve burada maliye politikasını etkileyen bazı niyetler ortaya çıkabiliyor.

Daralma durumunda kalan avrupa’da her ülkenin aynı konjonktürde bulunmama gibi senaryoları söz konusu. Mesela Para Politikası ağırlıklı olarak daralmaya giderken bir tarafta ek müdahaleler de olsa maliye politikasında bir ülke gevşemeye gitme durumunda kalabilir.

Avrupa birliği belli kıstaslar altında diğer ülkelerin Mali Politikalarında, birlik sözleşmesinden mütevellit tedbirler geliştirebilir ancak ülkedeki refah durumunda dengesizlikler ortaya çıkabilir.

Yunanistan, risklerine rağmen Eurozone’da olduğu için Almanya gibi borçlanmıştı ve kamu tarafı kapsayıcı harcamalar yerine, askeri ve katmad eğeri yüksek olmayan alanlara bu parayı plase etmişti. Yunanistan krizinde, ülkenin kendi para birimini para politikası ile yönetmeye ihtiyacı vardı ancak bunu başaramadılar ve uzun süren bir krizle baş başa kalmışlardı.
 
Lagarde’nin işinin  Powell’dan iki kat daha zor olduğunu söyleyebilirim. Evet ABD’de de eyalet sisteminde bu gibi durumlar söz konusu ancak merkez ağırlığın yüksek olduğunu ve satın alma gücünün Avrupa’ya nazaran daha homojen konumda durduğunu görebilirsiniz.

Durum Böyleyken

İyi bir müzakereci olan Lagarde’nin genel olarak Avrupa Birliği’nin Para Politikasını yönetmesi, beraberinde homojen fayda güdecek bir politikayı beraberinde getiriyor.

Yapıcı konuşarak, hassas bir konu olan varlık alımlarına odaklanan Lagarde, %3 gerçekleşen arzu dışı enflasyonun geçici olduğunu belirtse de kendi kendini gerçekleştiren kehanete dönüşmesini de istemiyor belli ki.

Görüşlerinde, varlık alımlarının hızının azalacağını belirtmişti ancak azaltmamıştı. Yani resesyon riskine karşı bu devam edecek keza arz tarafında yaşanan sıkıntıları bir de faiz yükü bindirerek sönümleyemezsiniz.

ileride azaltabiliriz ya da gerekli gördüğümüzde varlık alımlarına müdahale edebiliriz gibi açıklamalarda bulunuldu ve %3 gerçekleşmeden önce yüksek bir varlık alımı daha yapılmıştı.

Aslında Lagarde çok şey söyledi ama hiçbir şey söylemedi…