Covid19 pandemisi Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) de sorgulanmasına neden oldu. Alınan kararlar ve yapılan açıklamaların zamanlaması hatta Çin’in virüsün ilk yayıldığı dönemlerde Örgüt’ü manüple etmesi veya aldatması gibi konular uzun süre tartışıldı. Ancak yine de DSÖ’nün açıklamaları sürece ilişkin hala elimizdeki en önemli bilgi kaynağı olma özelliğini taşıyor.

Doç. Dr. M. Levent YILMAZ Yazarlar - Doç. Dr. M. Levent YILMAZ  01/12/2021     211 GÜN ÖNCE

Pandeminin başlarında hemen hemen tüm ülke yönetimlerinin temel politikası sağlık üzerine kurulmuştu. Ancak takip eden dönemde ekonomilerin açık kalması ve sürdürülebilirliğini sağlayacak politikalar da öncelikler arasında eklendi. Öte yandan sınır kapılarının kapatılması, sokağa çıkma yasakları ve lojistik aksamalara neden olacak diğer tedbirler ekonomileri uzun süre zorladı. Her ne kadar virüsle mücadelede etkin olduğu ispatlanan aşılar gelse de virüsün mutantlarının etkilerinin yarattığı korkular ekonomilerin tam anlamıyla normalleşmesinin önüne geçti.

 

Aşıların kullanılmaya başlaması ve virüsle mücadelede bireysel farkındalığın artması ekonomilerin yeniden açılmasına olanak tanısa da başta delta varyantı olmak üzere virüsün mutantları ekonomiler üzerindeki kara bulutların bir türlü ortadan kaldırmadı. Bugün geldiğimiz noktada ise DSÖ’nün yeni mutant “omicron” ile ilgili muğlak açıklamalarının olumsuz etkisi anında ekonomiler üzerinde hissedildi.

 

Diğer yandan mRNA aşı üreticisi Moderna’nın CEO’su Stephane Bancel’in Financial Times’a yaptığı "Şu an kullanılan aşılar yeni varyanta karşı zorlanacak" açıklaması küresel ekonomideki mevcut belirsizliklerin üzerine yeni belirsizlikler getirdi. Hatta FED Başkanı Powell da Senato Bankacılık Komisyonu’nda yaptığı konuşmada bu varyantın merkez bankasının istikrarlı fiyatlar ve maksimum istihdam sağlama görevlerinin her iki tarafı için de risk oluşturduğunu söyledi.

 

Şimdi DSÖ’nün açıklamalarının ekonomiler için neden bu denli olduğuna bir göz atalım.

Yukarıdaki grafik küresel ticaretteki toparlanma ile ekonomilerin GSYİH’nın toparlanması arasındaki ilişkiyi gösteriyor. Elde edilen bulgular ticaretteki toparlanmanın ekonomik büyümeyi de olumlu etkilediğini gösteriyor. Bu bakımdan ticaretin sürdürülebilir olması ve ticaretin yavaşlamasına veya durmasına neden olacak risklerin ortadan kaldırılması oldukça büyük önem arz ediyor. Dünya ekonomisinin en son ihtiyacı olan şey belirsizliğe neden olacak yeterince bilgi içermeyen açıklamalar. Bu hali ile baktığımızda DSÖ’nün “omicron” ile ilgili açıklamaları yeterli detaya sahip olmayan ve piyasaları dalgalandıran bir şekilde oldu. Elbette insan hayatı her şeyin önünde gelir. DSÖ’nün bu konudaki uyarıları son derece önemli. Ancak unutmamak gerekiyor ki bu açıklamaların içeriğinin ve zamanının çok iyi planlanması gerekiyor. Zira yapılan her açıklama piyasalar tarafından anında fiyatlanıyor ve ekonomi yönetimlerini tedirgin ediyor. Elbette DSÖ’nün insan hayatına odaklanması, temel görevinin bir sonucu ancak açıklamalarının da sebepsiz bir panik oluşturarak sebepsiz bir şekilde insanların gelir kayıplarına neden olmaması gerekiyor. Bu durum DSÖ’nün daha sorumlu olması gerektiğinin de bir göstergesi niteliğini taşıyor. Elbette net bir bilgi ve bulgu varsa o zaman itiraz edemeyiz ancak şimdilik itiraz hakkımızı kullanma zamanı gelmiş görünüyor.