• YARIM ALTIN
    3.781,00
    % 0,16
  • AMERIKAN DOLARI
    18,8383
    % 0,03
  • € EURO
    20,1724
    % -0,20
  • £ POUND
    22,5994
    % -0,23
  • ¥ YUAN
    2,7739
    % 0,08
  • РУБ RUBLE
    0,2652
    % 0,49
  • BITCOIN/TL
    431874,475
    % 0,11
  • BIST 100
    4.816,66
    % -2,30

“Faiz ve Enflasyon İlişkisinde Son Durum…”

“Faiz ve Enflasyon İlişkisinde Son Durum…”

Yükselmeye devam eden enflasyona rağmen anlaşılan şu ki Merkez Bankası Eylül Toplantısında bir faiz indirme denemesi yapabilir. Enflasyon analizimi sizlerle yarın paylaşacağım.  Şimdi öncelikli meseleye el atmak istiyorum.

Şöyle ki, önce 22 Eylül’de Fed açıklama yapacak, ardından da TCMB’nin 23 Eylül’de açıklaması gelecek. Yani Fed’den ters ya da sürpriz bir karar gelirse en azından TCMB Para Politikası Üyelerinin durumu değerlendirmesi için vakti olacak diyebilirim.  Fakat, Fed’den ne açıklama gelirse gelsin Merkez Bankası’nın yine de faizleri sembolik de olsa düşürmek için harekete geçtiğine dair duyumlar alıyoruz. Peki bunun için doğru zaman mı ? Şimdi analize başlıyorum.

Herşeyden önce son açıklanan büyüme rakamı yüksekti ama beklenenden düşük geldi. Hatta daha önceki Merkez Bankası açıklamaları bize gösteriyor ki, 3. ve 4. çeyrekler çok parlak olmayacak. Hatta bu durumun gelecek yılın ilk yarısına da sarkması ihtimali var. Pandemi’nin yeni varyantlarla ekonomiyi tehdit ettiğini de görüyoruz.

Saydığım  şartlar dahilinde, Merkez Bankası’nın piyasaları korkutmadan “yüksek faiz”i bahane ederek, büyümeye destek vermek için faiz indirim kampanyasına başlaması pekala mümkün olabilir. Ancak soz zamanlarda krediler ile ilgili sınırlama çalışmaları, bu durum ile çelişiyor. Yani bir yandan kaynak sınırlanıyor diğer yandan da kaynak maliyeti düşürülüyor gibi gözükebilir. Tüketicilere değil sadece üreticilere kaynak vermek bir çözüm olabilir ancak maliyet enflasyonu çözülmeden sınırlı etkisi olacaktır.

Yine de şunu söylemeliyim: Merkez Bankası’nın faiz indirim adımı yapması piyasalar tarafından bir “irade beyanı” olarak algılanacak ve enflasyonda düşüşün devamı konusunda bir hissiyat oluşmamışsa, Dolar/TL’nin tekrar yukarıya doğru hareketlenmesi kaçınılmaz olacak. Hatırlarsanız, daha önceki dönemlerde bir argüman bulunmuştu: “Rekabetçi kur” diye adlandırılan TL’nin hızlı değer kaybı ve yavaşlayan büyüme sürecini kast ediyorum.

“Yüksek Faiz Enflasyonu Çözer mi ?..”

Geçenlerde bana şu soru soruldu: “Eğer Merkez Bankası faizleri çok yukarı çekse, bunu gören tasarruf sahipleri yüksek faiz getirisi için elindeki dövizi satsa, kur aşağı indiği için enflasyon da düşse, herşey yoluna girmez mi ?” Açıkçası beni gülümseten bir soru oldu. Bahsedilen etkilerin adeta bir zincirleme reaksiyon gibi oluşması görülmemiş bir durum. Tabii “güven” unsuru hep göz ardı edildiği için herkes Merkez Bankası’nın fiziki müdahalesinin geçer akçe olduğunu düşünüyor.

Herşeyden önce yüksek faiz karşısında ne kadar DTH bozulacağını kestirmek zor. Merkez Bankası’nın böyle bir adımının büyüme ile diğer parametreler üzerinde yaratacağı yan etkileri de göz ardı edemeyiz. Neticede sorun ekonomik olmaktan çok yaklaşım sorunu olduğu için, “şunu yaparsak her şey hallolur” kestirmeciliğine katılmam mümkün değil.

En iyi formül bence şu: Enflasyonun üzerine maliye ve dış ticaret rejimini revize ederek gitmek, güven artırıcı söylem ve adımların neticesinde faizleri indirmek. Yani sabredeceğiz. Ancak siyasetin bu kadar sabrı var mı, onu bilemiyorum.