Bir önceki yazımda Türkiye’nin ulaştırma stratejisini ve konunun geldiğimiz noktadki önemine değinmiştim. Önümüzdeki yazımızda da Türkiye’nin demir yolu, liman ve hava yolu taşımacılığı alanında aldığı mesafeye ve atılması gereken adımlara dair bir yazıyı daha siz ParaKule okurları için kaleme alacağız diye de tamamlamıştım.

Yusuf ALABARDA Yazarlar - Yusuf ALABARDA  21/11/2021     9 GÜN ÖNCE

Demiryolları ve Yüksek Hızlı Tren (YHT) projesi

Osmanlı’dan günümüze gelinceye kadar demiryolu bu coğrafyanın sürekli gündeminde olmuştur. Kâh İstanbul-Hicaz demiryolu projesi ve bu kapsamda büyük devletler ile olan ilişkiler, kâh demir ağlar ile örülmeye gayret edilen Türkiye Cumhuriyeti dönemi projeleri.

Kahire-İskenderiye arasındaki demiryolunu saymazsak Anadolu’da ilk demiryolu İzmir-Aydın arasında inşa edilmiştir.133 km’lik demiryolu hattı 07 Haziran 1866 tarihinde Sultan Aziz zamanında hizmete alınmıştır. Lakin Osmanlı coğrafyasındaki demiryollarının kahir ekseriyeti Sultan II. Abdülhamid zamanında inşa edilmiştir. Bu dönemde 1564 km uzunluğundaki Hicaz hattı bizzat Osmanlı tarafından geri kalan 6778 kilometre uzunluğundaki demiryolu ise yabancı şirketler tarafından inşa edilmiştir.

Bu 8342 km uzunluğundaki ağdan 1914 yılına gelindiğinde kaybedilen topraklardan dolayı Osmanlı’nın elinde kalan ağ 5.759 km civarındadır. Bu tarihte ABD 388.000 km, Almanya 64.000 km, Fransa ise 51.000 km uzunluğunda demiryolu ağlarına sahiplerdi.

1923 yılında Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda bu ağlardan Cumhuriyete kalan faal demiryolu ağı yaklaşık 4.000 km civarındadır. Cumhuriyetin ilanı ile birlikte bu hatların devlet tarafından işletilmesi kararlaştırılır ve işletme Devlet Demiryolları ve Limanları İdaresi Umumiyesi adlı kuruluşa devredilir. 1923-1950 yılları arasında inşa edilen 3.578 km uzunluğundaki demiryolu ağının 3.208 kilometresi 1940 yılına kadar tamamlanır. II.Dünya savaşının ağır ekonomik şartlarında da 1950 yılına gelinceye değin 300 kilometrelik bölümü tamamlanır.

Takip edilen ana strateji ülkenin Batı bölgelerini ile Orta ve Doğu bölgelerine bağlama, sahil kesimi ile merkezi irtibatlandırma yönünde olmuştur. Buradan murat edilen husus iç pazarı mal, hizmet ve emtia akışını sağlamak ve ticareti güçlendirmek yönünde olmuştur.

Bu dönemde inşa edilen ana arterler Ankara-Kayseri-Sivas, Sivas-Erzurum, Samsun- Sivas, Irmak-Filyos (Zonguldak kömür hattı), Adana-Fevzipaşa-Diyarbakır, Sivas-Çetinkaya hatlarıdır.

Cumhuriyet öncesinde demiryollarının yüzde 70’i Ankara- Konya doğrultusunun batısında kalırken, Cumhuriyet döneminde yolların yüzde 78,6’sı, doğuya kaydırılır ve günümüzdeki batı ve doğu arasındaki (yüzde 46 batı, yüzde 54 doğu) oransal dağılım elde edilir

1947 yılıyla birlikte Cumhuriyet hükümetleri demiryolu inşasından karayolu inşasına yönelir ve bugün bildiğimiz tüm karayolu ağlarının temeli de o zaman ortaya konulan çalışmanın ürünüdür. Lakin karayollarına aktarılan kaynaklar nedeni ile 1947-2003 yılları arasında demiryolu inşası yılda ortalama 18 km civarında tahakkuk etmiştir. 1984 yılından sonra ulaştırma bütçesinden demir yollarının aldığı pay %10’lara kadar gerilemiştir.

2000’li yıllar

2000’li yıllardan sonra uzun süre ihmal edilen demiryolları ağları gerçekçi bir bakım, iyileştirme ve onarıma tabi kılınmıştır. Bu yıllar içerisinde yapılan bakım ve yenileme hat uzunlukları aşağıdaki tabloda verilmiştir.

 

2004-2018 yılları arasında yıllık inşa edilen demiryolu ağı Cumhuriyetin ilk yıllarında olan 150 kilometre civarına yaklaşmış ve 138 km olarak tahakkuk etmiştir. 2004-2018 yılları arasında inşa edilen yeni demiryolu ağı 1983 km civarındadır. Hali hazırda Türkiye’de 4000 km civarında yeni demiryolu inşaası devam etmektedir. Bu hatların büyük bir kısmı Osmanlı’dan kalan hatların olduğu güzergahlarda devam etmektedir.

2003 yılından bu yana demiryolu altyapı yatırımlarına ayrılan bütçe yaklaşık 95 milyar lira civarındadır. Bu kapsamda Türkiye’de oluşturulan demiryolu uzunlukları aşağıdaki tabloda verilmiştir.

Yüksek Hızlı Tren Hatları (YHT)

Bu rakamlar bize göstermektedir ki ülkemizdeki YHT hatları son 15 yılda 0 kilometreden 1250 km civarında bir uzunluğa ulaşmış durumdadır. Bugün İstanbul-Sakarya-Eskişehir-Ankara ve Konya şehirleri birbirine YHT ağları ile bağlanmış durumdadır. Bu da kabaca yaklaşık 25 milyona yakın bir nüfus YHT hatları ile seyahat imkanına kavuşmuştur.

Geçtiğimiz hafta içinde ziyaret ettiğim Karaman vilayetinde tüm halkın bu ay içerisinde hizmete girecek Konya-Karaman hattının bir an evvel hizmete alınmasını dört gözle beklediğine şahitlik ettim. Karaman’dan sonra Mersin’e kadar uzatılacak hat sayesinde İstanbul – Akdeniz aksı önemli bir yolcu taşımacılığına imza atacaktır.

Keza bu yıl içerisinde açılışı yapılacak Ankara-Sivas arasındaki etap ile birlikte İstanbul-Sivas arası da Doğu Batı aksında irtibatlanmış olacaktır.

Bugüne kadar Ankara-Eskişehir hattından 18 milyon 744 bin, Ankara-Konya hattında 16 milyon 539 bin, Ankara-İstanbul hattında 17 milyon 635 bin, Konya-İstanbul hattında 6 milyon 301 bin kişi olmak üzere 59 milyon yolcunun YHT vasıtası ile taşıması yapılmıştır.

Belki bu hatlardan uzak olanlar farkında olmayabilir, lakin İstanbul-Konya-Ankara ve Eskişehir hatlarında ulaşım olarak YHT’yi tercih eden ve buna göre yaşamını kurgulayan çok büyük bir kitle oluşmuş durumdadır. Bu şehirlerde inşa edilen kapasitesi büyük ve konforlu terminaller 24 saat boyunca son derece hareketli.

Bu açıdan baktığımızda YHT’nin önümüzdeki 20 yılda hangi akslarda nerelere doğru gelişeceğini ve bunların Marmaray, metro, otoyol ağları, limanlar, hava limanları ve banliyö trenleri ile olan bağlantılarına dair kapsamlı bir yazıyı yine önümüzdeki hafta kaleme almaya devam edeceğiz.