• YARIM ALTIN
    3.460,00
    % 0,03
  • AMERIKAN DOLARI
    18,6444
    % 0,03
  • € EURO
    19,4925
    % -0,12
  • £ POUND
    22,6109
    % -0,08
  • ¥ YUAN
    2,6717
    % 0,26
  • РУБ RUBLE
    0,2957
    % 0,10
  • BITCOIN/TL
    315730,644
    % -0,41
  • BIST 100
    5.001,97
    % 0,04

Havadan yangın söndürme kapasitesi üzerine yeni bir model önerisi

Havadan yangın söndürme kapasitesi üzerine yeni bir model önerisi

Tüm dünyada etkisini gösteren orman yangınları Türkiye’yi de etkisi altına aldı. Bu yangınların başlamasında iklim değişikliklerinin ve sıcak havanın etkisi olduğu kadar sabotaj ihtimali de yetkililer tarafından dile getiriliyor.

Elazığ’dan Hatay, Adana, Mersin, Antalya, Muğla, Denizli, İzmir, Balıkesir ve Edirne’ye kadar uzanan binlerce km mesafede ve yüzlerce noktada aynı anda başlayan yangınlar da bu sabotaj ihtimalini arttırıyor. İleriki günlerde yapılacak detaylı çalışmalarda bu konu kuşkusuz daha da netleşecek.

Yangınlar devam ederken tüm Türkiye THK’na ait uçakların yangınlarda neden etkin rol alıp almadığı konusunu tartıştı. THK’nın envanterinde yangın söndürme maksatlı kullanılması mümkün olmayan 11 adet M18 Dromader ve kullanılması mümkün 9 adet CL Bombardier tipi uçak var. Söz konusu bilgilere THK’na ait bir şirket olan Gökçen Havacılık sitesinden de ulaşmak mümkün.

M-18 Dromader

Türk Hava Kurumu’na ait yangın söndürme uçağı filosunda 1985 yılından beri mevcut tek motorlu 11 adet M-18 Dromader uçakları bulunmaktadır. Bu uçakların bakımlarına dair Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü (SHGM) 2012 yılı sonunda denetlemeler yapıyor ve bu esnada ortaya çok sayıda eksiklik çıkınca Kurumun bakım yetkileri askıya alınıyor. Uçak su taşıma kapasitesi olarak oldukça düşük kapasiteli olsa da (2500 litre) dünyada hala bazı ülkelerde zirai ilaçlama faaliyetinde kullanılabilmekte.

THK Üniversitesinin inşaatı sırasında bu uçaklara ait yedek parça depolarının kurum tarafından boşaltıldığını ve bu esnada var olan yedek parça envanterinin de kayıtları ile birlikte ortadan kaldırıldığı kurum çalışanlarınca dile getirilen hususlardan.

Söz konusu uçakların geçmiş yıllarda daha çok orman yangınlarını monitör etme maksatlı kullanıldığı lakin havada kalış süresinin hem maliyetli hem de kısa olması nedeni ile artık günümüzde bu işin gelişmiş optik sistemleri ve havada çok uzun süre kalabilen İHA’lar vasıtası ile yapıldığı bilinen bir gerçek.

THK envanterinde bulunan M-18 Dromader tipi uçakların yedek parçasının üretici firmanın bulunduğu Polonya’da da bulunmadığı, daha önceden kullanan ülkelerin envanterlerinde var ise bunların bulunması ile ayağa kaldırılabileceği lakin bunun da bu uçak tipi için etkin ve verimli olmayacağı biliniyor. Bu yüzden bu uçakların THK envanterinde bir rakam olarak sunulması sadece manipülasyon amaçlıdır.

CL 215 Bombardier

1969 ile 1990 yılında Kanada’da üretilen bu uçaklardan THK’nın envanterinde 9 adet bulunmaktadır. Uçuşları ile ilgili bazı bakım ve onarım sorunları olsa da bu uçakların uçuşa hazır hale getirilmesi mümkündür. Orman yangınları kapsamında İspanya’nın göndermiş olduğu CL 415 tipi modern uçaklar ile de sıklıkla karıştırılan 3000 litre kapasiteli CL 215 tipi bu uçaklardan verim alınması pekâlâ mümkündür.

Orman yangınları ile mücadele

Türkiye’de orman yangınları ile mücadeleden tartışmasız bir şekilde Orman Bakanlığı ve bağlısı Orman Genel Müdürlüğü sorumludur. Orman Bakanlığı bugüne kadar THK’dan uçak kiralama yöntemine gittiyse de 2021 yılı dahil son yıllarda THK dahil farklı firmalardan farklı hava unsuru kiralama yöntemine başvurmaktadır.

Bilinenin aksine hali hazırda Orman Bakanlığı THK’dan üç adet 10.000 litre kapasiteli Beriev B200 amfibi özellikli uçak ve 15 adet 2500 litre kapasiteli MI 8 helikopter kiralamıştır.

Toplamda da Orman Bakanlığı mücadelesini 45 helikopter, 6 uçak, 1080 arazöz ve yüzlerce su tankeri ile havadan ve karadan sürdürmektedir. Lakin bu yazının konusu orman yangınlarına havadan müdahale kapasitesi ile sınırlı olduğundan karadan müdahale unsurlarını yazıya dahil etmedim.

Bu şartlar dikkate alındığında THK’nın elindeki 9 adet CL 215 faal olsa yangına su taşıma kapasitesi yaklaşık olarak 28.000 litre civarındadır. Şimdi ise THK’dan kiralanan üç adet Beriev B200 uçağı ile elde edilen su taşıma kapasitesi yaklaşık 30.000 litredir. Bu rakamlara helikopterler vasıtası ile taşınan su tonajı dahil değildir.

THK’nın kendi envanterinde olan 9 uçak faal olmasa dahi arızaları giderilerek kiralanamaz mıydı?

Evet, kiralanabilirdi.

Buradaki sorun, THK vakıf ve dernek statüsünde olan, hatta 2010 yılı sonrasında şirketleşen bir yapı olarak devlete ait olmayan bir yapı. Bu türden bir yapı olması sebebi ile de 2010 yılı sonrası çok kötü bir şekilde yönetilerek bankalardan borçlanmış, personeline ait SGK primlerini yatırmamış ve en nihayetinde açılan alacaklı davaları sonucunda hukuka uygun olarak yönetimine kayyum atanmış. Var olan yapılandırılmış borcu bir milyarın epey üzerinde ve bu durumda 4 milyon dolar daha borçlanarak söz konusu 9 uçağı faal hale getirmek mümkün olmamış. Hatta ödeme güçlüğü çektiği için çalışan pilotları da ayrıca işten çıkartmış.

Buna rağmen kamuoyunda oluşan yüksek hassasiyetin algılara feda edilmemesi açısından bu dokuz uçağın THK’dan satın alma yolu ile alınarak Orman Bakanlığının kullanımına sunulması oluşturulan algıyı sonlandırmada epey faydalı olacağını düşünüyorum.

Bu durumda da şu soru karşımıza çıkar.

Orman bakanlığı hava filosu işletebilecek kapasiteye haiz midir?

Sanmam…

Bu yüzden de bugüne kadar hava unsuru ihtiyaçlarını sürekli kiralama yolu ile karşılamış.

O zaman burada devletin de içinde olacağı bir model kurgulanması gerekir.

Şu an için uygulanması en pratik model THY üzerine kurgulanabilir. Hem hava unsurlarının çalıştırılması hem de bakım ve onarımlarının THY teknik ekibince uluslararası nitelikte yapılması için bu 9 uçağın ve tedarik edilebilecek yeni ve modern söndürme uçaklarının THY bünyesinde pilotları ile birlikte envantere alınması.

Bu yöntem sadece kiralama yöntemini minimize etmeyecek aynı zamanda da THK yönetiminin kendi elleri ile oluşturduğu krizin faturasının siyasi iktidara çıkartılmasının önünü de kesecektir.

Peki neden helikopter?

Orman Bakanlığı yangın söndürme sorumluluğu olan bir organizasyon olarak kendisine yangın söndürmede hibrit bir yöntem seçmiş. Bu yöntem için ormanlık alanlarda ve yakınlarında bulunan 4000 adet gölet ve yangın söndürme havuzlarından suyun helikopterler ile yangın alanlarına daha etkin taşınacağını hesap etmiş. Bu maksat ile de filosunu 45 adet helikoptere çıkarmış ki, söz konusu helikopterler minimum 2500 litre su taşıma kapasitesine haiz.

Ayrıca helikopterlerin söz konusu gölet ve havuzlardan uçağa göre çok daha sıklıkla su taşıdığı bilinen bir hakikattir. Buna rağmen 10 ton kapasiteli modern uçakların da kiralanmasını ihmal etmemiş. Yine de bu hususun teknik açıdan tartışması uzmanlar tarafından yapılarak eksik ya da hatalı konular elbette konuşulup yazılıp çizilebilir. Konuyu önümüzdeki günlerde de Para Kule okuyucuları için kaleme almaya devam edeceğim.