• YARIM ALTIN
    3.771,00
    % 0,05
  • AMERIKAN DOLARI
    18,8428
    % 0,06
  • € EURO
    20,2158
    % -0,02
  • £ POUND
    22,6860
    % 0,07
  • ¥ YUAN
    2,7735
    % 0,05
  • РУБ RUBLE
    0,2640
    % -0,22
  • BITCOIN/TL
    428026,295
    % -1,07
  • BIST 100
    4.930,18
    % -1,35

Krizlerin Gelecek için Firmalara Dediği

Krizlerin Gelecek için Firmalara Dediği

Krizlerin Gelecek için Firmalara Dediği Hepimizin aklına ilk gelen, piyasada işlerin durması ve hiçbir şekilde risk analistlerinin tüm olayların aynı anda olacağını düşünmediği bir konuydu bu durum; tüm dünya devletleri de dahil her açıdan oldukça açıkta kalan bir mevzu.

Deprem vb. doğal felaketlere hazırlanırken, en iyi ihtimalle sırası ile belirli zaman dilimlerinde olacak varsayılır iken… İzmir’de yaşanan deprem felaketi, güneyimizde uzun zaman geçmeden orman yangınları ve yine kuzeyimizde çok üzücü sel felaketleri yaşandı. Risk analistlerinin, özellikle sigorta dünyasında kabuslarının şiddetli biçimde oluşması, aynı zamanda mülteci krizi…

Göç konusunun ülkece her anlamda taşınabilir yük haddini geçmesi, bir diğer sıcak konu. Ve tüm bunların ve de birlikte, aynı zaman denilebilecek dilimde şirketler üzerine etkileri odak noktası. Konsantre noktamız şirketler olduğu için, konularda dağılmadan oradan devam edelim. Öncelikle tesbitlerimizi yapmaya çalışalım. Müşteri kanadı bir anda yaşanan covid şoku ile mecburen farklı bir alışveriş şekline inanılmaz hızda geçti, e-ticaret gibi. Neredeyse mecburi kamu görevi yapanların ve üretimde fiili çalışanların dışında kimse işe gidemeyince; kravat, yemeğe çıkmak, takım elbise ve gömlek gibi talepler olmayıp, yerine küçük mutfak eşyalarına yoğun bir talep ortaya çıktı. Ve dünya bazında 2 büyük tedarik zinciri şoku yaşandı. Konu yalnızca ürün satamama, çevrilecek krediler ile kısıtlı kalmadı. Konteyner fiyatlarında ticaretin etkilenmesine bağlı olarak inanılmaz bir artış ve de değerli maden- hammaddeler deki dünya bazında fiyatlarda bir sıçrama yaşandı.

Konu Dünya Merkez Bankalarınca en korkulu rüya olan “talep değil; arz bazlı enflasyon”. Bu konu ekonomist meslektaşlarımızın derinlemesine değindiği bir olgu olduğu için fazla detayına girmeyelim. Mikro seviyede şirketlere geçmiştede sürekli tavsiyede bulunduğumuz bir duruma değinmek istiyoruz. Risk analizlerine önem veren dünya şirketlerinde göz önünde tutulan rezerv konusu. Bu konuya önce bir örnekle başlayalım. Firmalarımız aslında hammadde ya da ambalaj tedarikinde yaşanılacak muhtemel sorunları göz önünde bulundurarak, bir miktar fazladan stok tutma alışkanlıklarına sahip.

Buna emniyet stoğu da diyebilirsiniz. Ya yolda hammaddeye bir şey olursa? ya gelen mal bozuk çıkarsa ? Diyerek maliyetine katlanıp firmalar bunu stoklarında tutuyor. Her ne kadar dünyada Japon sistemi JIT – Just in Time, tam zamanında stok sistemi benimsense de fazladan tedbir stoku tutma alışkanlığa sahip şirketler, arka arkaya gelen krizlerde, bir çeşit krize hazırlıklı oldukları için, diğer şirketlere nazaran daha soğukkanlı olabildiler. Çok kısa süreler için de olsa önlerini görme şansları oldu.

Buna başka örnek olarak ise bankalar da açık olan kredi limitlerinin belirli bir kısmını bilinçli olarak sürekli boş tutan firmalarımızı gösterebilirim. Normal dönemlerin de çok kısa süreli tam limitte kredilerini kullansalar dahi, en kısa süre de tekrar boşa çıkarıp, bu açık kredilerini sürekli muhafaza etmişlerdir. Dünya bazında aşırı derecede başka bir örnek olarak ise size, 1 senelik çalışan maliyetlerini daima nakit olarak tutan firmaları gösterebilirim.

Belirli bilanço ve satış büyüklüklerine gelinince, bu tip tedbir amaçlı davranışlar aslında maliyet üstünde de bir baskı yaratmamaktadır. Karda bir miktar fedakarlık olarak düşünülmesinde bir zarar yok. Katlanılan maliyet olası karşılaşılabilecek riskler düşünülünce, yönetim ve icra kurulunca, özellikle yaşanılan acı tecrübelerden sonra kabul edilebilir.

Dünya’da covid, tüm firmalara, özellikle çoklu krizleri atlatabilecek, kalıcı ve uzun soluklu olmak istiyorsanız, bir takım alışkanlıklarımızın değiştirilmesi gerektiğini oldukça acı bir şekilde öğretti. İster yıllarca faaliyet gösteren ister hızlı büyüme yolunda hırslı yeni bir firma olun, pek fark etmiyor, muhakkak ve muhakkak “tedbir boşluklarınızı” mümkün her alanda bırakınız.

Covid te maalesef firmalarımız çok değerli katkı sağlayan uzmanlarını, ustalarını da kaybetti. Bu da firmalarımıza sürekli uzman insan yetiştirilmesi konusunun da önemini ortaya koydu. Tedbirin bir maliyeti var ve özellikle inanılmaz rekabet ortamlarında ya da hızlı büyüme eşiğinde pek katlanılamayacak gibi gözükse de çoklu kriz dönemleri içerisinde hayatımızı kurtaracağını unutmayalım. Krize hazırlıklı olmak kar marjı düşürme(rakibiniz de aynısını yapmak zorunda), ve/veya çok hızlı büyümekten (daha yavaş büyüyebilirsiniz) oldukça önemli, bu kesinleşti !