• YARIM ALTIN
    3.460,00
    % 0,09
  • AMERIKAN DOLARI
    18,6387
    % -0,01
  • € EURO
    19,5108
    % -0,06
  • £ POUND
    22,6198
    % -0,06
  • ¥ YUAN
    2,6718
    % 0,26
  • РУБ RUBLE
    0,2951
    % -0,10
  • BITCOIN/TL
    317078,598
    % 0,15
  • BIST 100
    5.000,14
    % 0,85

Önlemler Geçici ise Enflasyon Kalıcıdır…

Önlemler Geçici ise Enflasyon Kalıcıdır…
——– PARAKULE.COM ——–

Banka 2021’de yaklaşık yüzde 10 enflasyon beklerken, enflasyonun tahmininin 26 puan üzerinde yüzde 36 olarak gerçekleşmiş olması da zaten önemli konuların en önemlilerinin atlanmış olduğunu gösteriyor. Uluslararası piyasalar da emtia fiyatlarındaki artış kaynaklı enflasyonun kalıcı olduğunu uzun süre kabul etmemişti. Fed Başkanı J. Powell da başlangıçta aynı şeyleri ifade ediyordu. Demek ki bu “iyimserlik pompalaması” bütün Merkez Bankalarının temel sorunu. “İletişim-beklenti yönetimi” derken gerçeklerden uzaklaşmaya başlayan Merkez Bankalarının yarattığı illüzyon finansal kesimin de işine geldiği için ses çıkmıyordu.

Türkiye’nin 2002-2016 arasında uyguladığı “düşük kur yüksek faiz” politikası öncelikle borçlanmanın yapısını değiştirdi. Dövizin bol olduğu yıllarda dövizle borçlanmanın dayanılmaz cazibesi kamu-özel herkesi etkiledi. Uluslararası piyasalardan ve/veya yurtiçi bankalardan “nasılsa kur artmaz” denilerek yüksek miktarda borç yükü altına girildi. İş tersine döndüğünde de feryatlar yükseldi. Özellikle kur riskinden korunmayanlar büyük şoklarla karşı karşıya kaldı.

Bu politika sadece borçlanmanın yapısını değil üretimin yapısını da değiştirdi. Düşük kur ithalatı cazip kılarak üretimi önemli oranda ithalata bağımlı hale getirdi. Doğal olarak kur artışı bu yapıdaki bir ekonomiye üretim maliyetlerinde ciddi artış olarak yansıdı. Bu nedenle de 2017’den buyana çift haneli enflasyon rakamlarıyla yüz yüze kaldık. Bunun üzerine, 2020 sonundan itibaren, arz şokları nedeniyle emtia fiyatlarındaki artış geldi. Maliyet enflasyonu yüzde 80’lere çıktı.

Kronik Enflasyon

Son beş yıldır çift haneli enflasyon yani kronik enflasyon ile karşı karşıyayız.

Sürekli değişen politikaları, değişen Merkez Bankası ve TUİK başkanları…

Bunların da çare olmadığı anlaşıldı. Sadece döviz kurunda sağlanacak istikrar ile enflasyon sorununu çözmenin de artık çare olmadığını anlamamız gerek. 2002-2016 arasında uluslararası ve yurtiçi borç destekli yüksek tüketim düzeylerinde ve cari açığın kronikleştiği yıllarda enflasyonu nasıl aşağıya çektiğimizi de hatırlayalım…

Düşük kur ile Çin başta olmak üzere dışarıdan ucuz ithal mal ve girdi sağlandı. Ucuz market zincirleri gazetelerde her gün ilanlar vererek fiyatları piyasaya dikte etti. Bakkal ve diğer marketler bu fiyatlara göre hareket etmek zorunda kaldı. Minimum kar ve/veya sıfır kar ile satış yapan bu marketler ile rekabet edemeyenler de piyasadan çıktı…

Şimdi işler değişti. Uluslararası piyasalardaki likidite daralıyor, emtia fiyatları yüksek seyrediyor, Çin ürettiği birçok malı kendi talebi ve yüksek navlun fiyatları nedeniyle dışarıya satamıyor. ABD başkanı Biden bile Çin ile ticaret savaşlarını bitirme derdinde. Enflasyonu kontrol altına almak için Çin’den gelecek ucuz mallara gereksinimi var.

Yurtiçindeki ucuz marketler de bu ortamda hareket edecek yer bulamıyor. Yüksek kira giderleri ve yan kazançlar olmayınca nefesleri kesilmiş durumda…

Kısaca enflasyonu kalıcı olarak düşürmek istiyorsak üretim yapısının değişmesi, verimliliğin artırılması, teknolojinin yakından takip edilmesi ve yenilikçilik gerekiyor. Tarım ve sanayi yüksek üretim maliyetlerini taşımakta zorlanıyor. Arz kanalları tıkanıyor. Piyasadaki aksak işleyiş ve yüksek kamu yükleri maliyet-kar ve bölüşüm dengesini bozuyor. Tarım ve tüketici kooperatiflerinin yetersiz ve işlevsiz olması haksız kazanca yol açıyor. En önemlisi de plansız üretim ve efektif olmayan yatırım harcamaları kuralsızlığı destekliyor…

Parakule web sitesinde, abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen tıklayın.

GÜNÜN MANŞETLERİ