• YARIM ALTIN
    3.454,00
    % 0,51
  • AMERIKAN DOLARI
    18,6411
    % 0,03
  • € EURO
    19,5128
    % 0,52
  • £ POUND
    22,6025
    % 0,55
  • ¥ YUAN
    2,6403
    % 0,47
  • РУБ RUBLE
    0,3060
    % 0,15
  • BITCOIN/TL
    319064,657
    % 1,44
  • BIST 100
    4.977,64
    % 0,31

Re’sen Kapitülasyon

Re’sen Kapitülasyon
——– PARAKULE.COM ——–

Birçok yazar ve birçok yorumcunun da değindiği gibi, artık savaşlar topla tüfekle değil; ekonomiler üzerinde gerçekleşiyor.

Eski söylentileri hatırlıyorum, Mısır – Ukrayna – Rusya vb. ülkelerde insanların 100 dolar ile geçindikleri ve bizim ülkemize geldiklerinde kazandıkları paralarla kendi memleketlerinde gül gibi yaşadıklarını anlatırlardı. Şaşırırdık ve oralara gitsek, cebimizdeki harçlıklarla bile güzel birkaç gün geçirebiliriz diye düşünüp, kendi aramızda arkadaşlarla konuşurduk.

Saydığım ya da sayabileceğim birçok ülkenin de yapısal işleyişi biraz bize benziyor artık. Sorunlar yaşansa da siyasi sistem olarak bu kadar tekele eğilim olmamıştı. Belki de Daron Acemoğlu haklıydı; kapsayıcı kurumlar ve oturmuş bir demokrasi olmadan gerçekleşen kalkınmanın; topluma değil de oligark yapılara hizmet edeceği konusunda.

( Siyaset bizim işimiz değil, bilimsel bir alıntı sadece…)

Döviz kuru değişmeye başladıkça, parayı ithal etmek zorunda olan bir ülkede dengelerin değişmemesini beklemek pek mümkün değil. Kamu bankalarının, özel bankacılık sektörünü dışladığı ve yine rekabet işleyişini bozduğu, devletin birçok alanda yüksek vergilerle arz işleyişini sıkıştırdığı bir ortamda, törenle ekonomi politikası yaratmanın bazı sonuçları olacaktı elbette.

FED’in faiz artırımı ve parasal sıkılaşma adımları da bizim gibi gelişmekte olan ülkelerin elinizi zorlaştırıyor. Küresel fonların riskli ülkelerden çekildiği ortamda, yatırımlarımız için gereken fonlara ulaşmak adına faiz artırmaktan başka bir seçenek kalmıyor gibi duruyor. FED’in etkisine karşı güçlü bir duruş sergilemek adına faiz enstrümanını şimdi kullanmak; işlerin zorlaştığı bir zamanda kullanmaktan çok daha etkili olacaktır.

Osmanlı döneminde, stratejik olarak başlattığımız kapitülasyonların bizi sarması, sonrasında bu işin giderek ülke ekonomisini yaralaması hatta Osmanlı topraklarında bulunan birçok kaynağın devlet eliyle yabancılara kiralanması ve işletme haklarının da yine yabancılara verilmesi bir neden değil;
“ Zayıflayan bir devletin hassaslaşan güdümünde” bir SONUÇ’tu sadece.

Türkiye, hukuken yabancılara kapitülasyonlardaki gibi haklar sunmamaktadır. Egemenlik hususunda bir şüphemiz yok ancak gerçek hayatta karşılaştığımız zorluklar ve yabancıların birçok alanda kendi ülkemizde dahi bizden daha avantajlı olmaları, pek de bir fark olmadığını gösteriyor.

Gelişmiş ülkelerin döviz kurları ya da ekonomik avantajları üzerinden, ülkenizin global alandaki politikalarını kısıtlaması, erk-i faaliyetlerinize ket vurması Devlet alanında bir etki iken;

Vatandaşlarınızın, aynı çalışma saatleri ile kendi ülkesi içerisinde aynı MAL ve HİZMET’i satın alamaması,

Bir sağlık turistinin kur avantajı ve geliri sayesinde sizden daha iyi hastanelerde tedavi olabilmesi,

Ortalama bir çalışanın yıllık izinlerinde dünya’yı gezebilmesi ve sizin daha kendi ülkenizi bile gezemiyor oluşunuz…

Kapitülasyon’ların artık HUKUKİ- ERK ve anlaşmalarla  değil de RE’sen ( kendiliğinden ) Gerçekleştiğini gösteriyor.

Parakule web sitesinde, abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır. Abonelik için lütfen tıklayın.

GÜNÜN MANŞETLERİ