Yazarlar - Metin PİŞKİNOĞLU  07/01/2022     174 GÜN ÖNCE

Şirketlerin ekonominin doğal bir parçası olduğunu hepimiz biliyoruz. Yarattıkları imkanlardan  faydalanmak kadar, oluşturdukları olumsuzluklardan kaçmak da mümkün değil. 

Salgının etkilediği bir dünyada, tedarik zincirinden finansmana tüm ekonomi parçalarında inanılmaz bir değişim mevcut. Ve bizim de bu değişimde yer almamız gayet doğal. Ve de eski kurallar ne zaman geri gelir, 2024’te mi  gibi
saçma beklentilerin içinde olmamamız gerekir. Gerçekçi olalım, yeni kuralları ile yeni bir iş dünyası.
 
Böyle bir girişten sonra geçen haftaki yazımızın bir miktar devamı sayılacak, yeni ekonominin şirketimizde getireceği zaruri değişiklikler konusunu bir miktar açmak istiyorum.

İlk bakışımız nakit yönetimimizle ilgili... Artık çekler, uzun uzun vadeler gibi bir alternatifimiz olmayacak. Bankalar başta olmak üzere finansal kurumların, bizi değerlemesi ve bize bakış açıları artık farklı. Nakit ödemenin, avansın hakim olacağı bir dünyadasınız, buna göre ticari ilişkilerinizi düzenlemek gerekecek.

Çalışanlarımızla ilgili konuyu geçen yazımızda iletmiştik. Ofise anca haftada 1-2 gün gelen çalışanların olduğu bir dünyada, performans değerlemelerinden şirkete sadakat yaratmaya kadar her şey değişmiş durumda. Ne yapacaksınız? Ciddiyet ile eğilmezseniz, inovasyon ve girişimcilik konularının sürekli gündemde olduğu bir dünyada kaliteli çalışansız kalma riskiniz yüksek.

Pazarlama, satış konularında dijital oluşumlar yaygınlaştı. Yüz yüze görüşmeler, satış noktası ziyareti vb. kavramlar ya anlamsızlaştı ya da kullanımı önemsizleşiyor. Neler yapmayı planlıyorsunuz? Satış elemanınızın kaç ziyaret noktasına gittiği sorusu biraz anlamsızlaştı gibi.
Her iş yapış alanınıza bakış açılarınızda mecburi değişiklikler şart.

Amerika’da FED’in aldığı kararlar ile nerede ise aynı gün iş yapış dinamikleriniz değişiyor. Rusya, Çin, Brezilya, Güney Afrika vb. ülkelerin Merkez Bankaları’nın aldığı kararlar ile içinde bulunduğunuz ekonominin gidişatı anında etkileniyor. Bu tip kararlara karşı ne yapacağınızı sorgulama imkanları oluşturuyor musunuz? Malum herkes mecburen ekonomist olmak zorunda, finansal okur yazarlığın birkaç adım üstüne geçmeniz gerek.
 
Yatırımlarınızı değerleme şekillerinde değişiklikler gerekiyor. Ve de şirketlerin değerlemesini yaparken uygulanan klasik analiz yöntemleri sorgulanıyor. Oluşturulacak gelecek nakit akış üstünden klasik DCF analizi ne kadar tutarlı? Piyasada kullanılan, ancak hep karşıtı olduğum ve genellikle son senedeki  Faiz ve Amortisman Öncesi Karlılığı (FAVÖK) bir ÇARPAN (benzer şirketlerden yola çıkarak bulunan)  ile çarparak değer belirleme, artık pek anlamlı sayılmaz. 

Salgın, iklimsel değişiklikler, dijitalleşme vb. kavramların ekonomiyi kökten değiştirdiği yeni dünyada, şirket olarak yapmamız gereken, daha da değiştirmemiz gereken çok bakış açımız var. İnsanların nerede ise kalemle hiç kalemle yazı yazmadan, sadece cebinden tabletinden okuyup yazdığı bir dünyadayız, sosyal medya denilen bir kavram davranış kalıplarını yönlendiriyor.  Risk analizinin içerikleri çoktan değişti... 

Özet olarak dünya aynı dünya değil ve eski dinamikler geri gelemeyecek, çünkü iş yapış modelimizdeki değişkenler, baştan aşağı kavramsal olarak yenilendi.