• YARIM ALTIN
    3.453,00
    % 0,49
  • AMERIKAN DOLARI
    18,6348
    % 0,00
  • € EURO
    19,5020
    % 0,48
  • £ POUND
    22,5989
    % 0,51
  • ¥ YUAN
    2,6384
    % 0,40
  • РУБ RUBLE
    0,3061
    % 0,17
  • BITCOIN/TL
    319143,747
    % 1,48
  • BIST 100
    4.977,64
    % 0,31

Varyantlar, enflasyon ve faiz indirimi meselesi

Varyantlar, enflasyon ve faiz indirimi meselesi

Covid19 pandemisi ve ekonomiler üzerindeki olumsuz etkileri devam ediyor. Her ne kadar aşılar küresel ekonomiye toparlanma için bir alan açsa da başta Delta olmak üzere virüsün varyantları ekonomiler üzerinde belirgin riskler oluşturuyor. Dolayısıyla her an yeniden kapanma olasılığı ekonomileri ve yatırımcıları tedirgin ediyor. Hal böyle olunca da hükümetler ve merkez bankaları ekonomileri destekleyici şekilde para ve maliye politikası uygulamaya devam ediyor. Hatta IMF bile 1944’teki Bretton Woods’tan kalan alışkanlıklarının dışına çıkarak politika önerilerinde bulunuyor.

Pandemi küresel enflasyon beklentilerini de olumsuz etkilemeye devam ediyor. Emtia ve gıda fiyatlarındaki yükseliş, artan lojistik maliyetler, üretim kayıpları, çip krizi ve nihayet pandemi nedeniyle uygulanan genişlemeci para ve maliye politikaları küresel enflasyonu tetikliyor. Özellikle pandeminin ilk aylarında yaşanan eşanlı arz ve talep şokunun fiyatlar üzerindeki yansımaları da göz önüne alındığında enflasyonist beklentiler artıyor. Peki bu enflasyon kalıcı olacak mı?

Pek çok uzman bu konuya “hayır” cevabını veriyor. Elbette kalıcı olabileceğini düşünenler de var ancak karar alıcıların pek çoğu enflasyonun kalıcı olmayacağı ve dolayısıyla ekonomilerin destelenmeye devam edilmesi yönünde fikir beyan edip uygulamaya koyuyor.

Dünyada durum böyleyken Türkiye içindeki durum biraz daha farklı görünüyor. Zira bizde pandemi hiç yaşanmamış, ekonomiyi etkilememiş ya da tüm riskler bitmiş gibi politika önerileri olduğunu görüyoruz. Hatta diğer tüm gelişmeleri ve değişkenleri bir kenara bırakarak sadece enflasyon seviyesi üzerinden para politikası önerileri gündemi meşgul ediyor. Elbette Türkiye için de tıpkı tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi enflasyon meselesi son derece önemli bir konu. Hiç kimsenin yüksek enflasyona güzellemeler yapacağını sanmıyorum. Ancak pandemi ve ekonomi üzerindeki etkileri tamamen ortadan kalkmış gibi politika önerilerinin reel sektörün gerçekleri ile örtüşmediğini de hatırlamakta fayda var.

İşte böyle bir ortamda yeni bir Para Politikası Kurulu toplantısı zamanı geldi. Genel beklenti Ağustos ayında faiz hadlerinde bir değişiklik yapılmayacağı yönünde. Ancak büyük ihtimalle Para Politikası Kurulu metninde bazı değişiklikler göreceğiz ve yılın son çeyreğinde güçlü baz etkisinin de desteği ile dezenflasyonist bir döneme gireceğiz. Merkez Bankası da bu fırsatı kullanıp pandemi dönemine özgü koşullardan kaynaklanan ve kalıcı olmayacağı öngörülen enflasyon beklentilerine bakarak politika faizinde indirim meselesini gündeme getirebilir. Elbette bunlar bir öngörü ve esas mesajı yarın Merkez Bankası Para Politikası Kurulu metninde göreceğiz.

Bitirmeden hatırlatayım; TCMB’nin III. Enflasyon Raporu’nda yıl sonu için enflasyon tahmini %14,1 ve son Piyasa Katılımcıları Anketi’nde tahmin %16,30. Öte yandan 12 ay sonrası TÜFE beklentisi de %12,48. Dahası aynı ankete göre enflasyonun 12 ay sonra %15’ten yüksek olma olasılığı %10’un altında. Dolayısıyla sıkılaşma döngüsüne diğer ülkelerden daha erken başlayan TCMB faiz indirimi döngüsüne de enflasyondaki gelişmelere ve veri akışına bağlı olarak erken başlamak isteyebilir.