Maliyet kaynaklı enflasyonun tüm şirketleri zorladığı pandemili dünyada, temel değerlerimizi gözden geçirmeye vaktiniz var mı?

Metin Pişkinoğlu Yazarlar - Metin PİŞKİNOĞLU  03/12/2021     209 GÜN ÖNCE

Kaos diyeceğimiz yeni ekonomik ortamda gerek tedarik zincirinde verimsiz çalışma ortamı, gerekse temel ürünlerdeki fiyat artışları, şirketleri farklı iş yapma şekillerine zorluyor.

 

Geçiş ortamı diyeceğimiz bu günlerde firmaların, eski stoklarının tüketilmesi, alacak ve de borç vadelerinin değişmesi ile ana işletme sermayesi yapıları farklı bir bünye aldı. 90 – 120 gün vadeler artık sürdürülebilir değil. Stoka mal yükleme pek uygulanabilir değil. İş yapış şeklimiz de  pek aynı değil. Firmalar arası ilişkiler farklılaştı, hatta çalışanlarımızın belirli kısmının evden çalışma konsepti, sıradan uygulama haline geldi.

 

Bugünlerde iş ağırlıklı yazı okuyunca, içinde corona geçmeyen bir yazı bulmak pek söz konusu değil.

 

“Yeterince sorun var iken bir de vizyon, misyon, uzun dönemli strateji konuşma zamanı mı?” diyen yorumlarınızı duyabiliyorum. Maalesef, bazı şirketlerin ciddi çalışmalar sonucu, bazılarının da rakiplerde var, hadi biz de yazalım diye hazırladığı ve de güzel güzel internet sayfalarına koyduğu vizyon misyonlar anlamsızlaştı.

 

Pek vaktiniz yoktur ama, stratejilerinizi yansıttığını varsaydığımız orta ve uzun vadeli planlarınızı, aylık, senelik veriler ile karşılaştırdığınızda, gerçeklerle pek uyuşmadığını görüyorsunuz. Laf olsun torba dolsun misali yine tablolarda duruyor.

 

Tedarik zinciri sorunlarını iletmiştik; Satış, Pazarlama, IT, Mali İşler gruplarınızın iş yapış şekilleri derinlemesine değil yüzeysel incelendiğinde dahi çok değiştiğini görüyoruz, yaşıyoruz. Şirket yönetimleri olarak, hedefsiz, sadece günü yaşayarak, “yaşama mücadelesi veriyoruz, bunlar rahat dönem işleri” derseniz yanılırsınız. Aslında, vizyon misyon strateji değiştirme sürecini lehinize kullanarak yeni hedefler yeni yöntemler konuşarak iş yapış şekillerini sorgulayarak, değişiklikler yapmanız gerekli...

 

Z kuşağı dediğimiz 20 yaş civarı kişilerin çalışmaya başlayıp, ana tüketici olmaya başladığı günlerdeyiz. Cep telefonu, bilgisayar dünyasında doğup büyümüş, online ders yaparak mezun olup iş hayatına girmiş müşterileriniz için; 1990’lar ve 2000’lerin başında yazdığınız, süslü ve artık anlamsız hale gelmiş ifadelerinizi sorgulayın, değiştirmeye biraz vakit ayırın diye düşünüyorum.

 

Harcama tiplerini belirlediğiniz, alım gücüne göre sıraladığınız A,B,C müşteri kategorileriniz, artık takım elbise giymiyor (belki sadece düğünlerde), iklim ve çevrenin oldukça önemli olduğu değerlere sahip şekilde satın alma yapıyor. Pandeminin getirdiği kısıtlamalar normalimiz oldu ve bu durum geçici değil. Yeni varyantlar söz konusu ve de Fed dahil merkez bankaları, kısa, orta, uzun dönemli enflasyon baskısı altında kalan stratejilerini değişiyor. Siz hala, açıkça bayatlamış sözlerle, şirketinize orta uzun vadeli yön bulmaya mı çalışıyorsunuz? 

 

Yönsüz kalmak ve sürekli bir yaşam mücadelesi vermek ne kadar sürdürülebilir emin değilim. Bunun cevabını, şirketinizin özelliklerini (çeviklik, iş yapış şekli vb.) gayet iyi bilen sizlersiniz...